Dün aldığımız haberle sarsıldık. Bir yargı mensubunun eşine yönelik gerçekleştirdiği feci saldırı, sadece münferit bir "asayiş haberi" değil; hukuk devleti ve toplumsal vicdan adına derin bir utanç tablosudur.
Cübbe ve Makam Şiddete İmtiyaz Sağlamaz
Çok uzun zamandır kürsünün savunma makamında adalet arayan bir ceza avukatı olarak şunu açıkça ifade etmeliyim:
Taşınan cübbe, sahip olunan makam veya hukuk bilgisi; hiç kimseye şiddet uygulama imtiyazı vermez. Aksine, hukuku korumak ve tecelli ettirmekle görevli olanların sorumluluğu çok daha ağırdır.
Adalet Mahkeme Salonlarına Hapsedilemez
Adalet, sadece mahkeme salonlarında kağıt üzerinde yazan bir kelime değildir. Adalet; evde, sokakta ve hayatın her alanında "yaşatılması" gereken en yüce değerdir.
Kadına yönelik şiddet, failin kimliğinden ve unvanından bağımsız olarak bir insanlık suçudur ve hiçbir hukuki kılıfa sığdırılamaz.
Ayrıcalıksız ve Tarafsız Yargılama
Suçun faili kim olursa olsun, yargılama sürecinin hiçbir ayrıcalık tanınmadan, tam bir tarafsızlıkla ve kanunun emrettiği ciddiyetle yürütülmesi adalete olan inancın yegane teminatıdır.
Zarar gören mağdur için adaletin en hızlı ve en adil şekilde tecelli etmesini temenni ediyorum. Şiddetin her türlüsüne, failin sıfatına bakılmaksızın amasız ve fakatsız karşı durmaya devam edeceğiz.
Bu içerik evrensel hukuk ilkeleri, insan hakları ve kadına karşı şiddetle mücadele bilinciyle kaleme alınmıştır.


