Ticari hayatta sözleşmelerin eksiksiz ifasını temin etmek amacıyla sıkça başvurulan 'cezai şart' (ceza koşulu), tacirler bakımından genel borçlar hukuku kurallarından çok daha sert hükümlere bağlanmıştır. Tacirlerin fahiş cezai şartın indirilmesini mahkemeden isteyemeyeceği kuralı, sözleşme müzakerelerinde azami dikkati gerektirir.
TTK m. 18/2 Kapsamında Basiretli Tacir İlkesi
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18. maddesinin 2. fıkrası gereğince, her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde 'basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi' zorunludur.
Basiretli tacir kavramı; tacirin faaliyet alanındaki piyasa koşullarını, üstlendiği yükümlülüklerin hukuki ve mali boyutlarını, sözleşmenin getirebileceği olası riskleri önceden öngörebilen, dikkatli ve profesyonel bir basiretle hareket etmesini ifade eder.
TTK Madde 22 — Cezai Şartın İndirilememesi
Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla bunların indirilmesini mahkemeden isteyemez.
Ticari Sözleşmelerde Cezai Şartın İndirilememesi Kuralı
6098 sayılı TBK’nın 182/son maddesi genel borçlular için hâkime 'fahiş gördüğü cezai şartları kendiliğinden (re'sen) indirme' yetkisi tanırken, TTK m. 22 bu yetkiyi tacirler bakımından kesin olarak kaldırmıştır.
Buna göre tacirler, imzaladıkları ticari sözleşmelerdeki cezai şartın fahiş veya adaletsiz olduğunu ileri sürerek mahkemeden tenzilat talep edemezler. İmzalanan sözleşmedeki cezai şart borcun katbekat üzerinde olsa dahi kural olarak aynen tahsil edilir.
İstisna: Tacirin Ekonomik Mahvına Sebep Olma Durumu
Yargıtay İçtihadı Birleştirme ve Hukuk Genel Kurulu kararları, TTK m. 22 kuralına son derece istisnai bir nefes alanı tanımıştır: 'Tacirin İktisaden Mahvına Sebep Olacak Nitelikteki Cezai Şartlar'.
Eğer kararlaştırılan cezai şart, tacirin ticari mevcudiyetini ortadan kaldıracak, iflasına neden olacak veya faaliyetlerini tamamen durduracak ağırlıkta ise, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralı ve TBK m. 27'deki ahlaka aykırılık hükümleri gereğince hâkim tarafından tenkis edilebilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Emsal Kararı
Tacir olan borçlu kural olarak fahiş cezai şartın indirilmesini isteyemez ise de, cezanın borçlunun iktisaden mahvına yol açacak derecede ağır olması durumunda ahlak ve adaba aykırılık nedeniyle hakim tarafından tenkisi mümkündür.
Sözleşme Hazırlığında Riskleri Önleyecek Hukuki Maddeler
Şirketlerin sözleşme akdederken cezai şart tuzaklarına düşmemesi için şu stratejiler uygulanmalıdır:
1. Cezai şartın bir üst tavan limiti (cap) ile sınırlandırılması (Örn: Sözleşme bedelinin azami %15'i),
2. Gecikme cezası ile ifaya eklenen cezanın net şekilde ayrılması,
3. Mücbir sebep (force majeure) ve ifa imkânsızlığı hallerinde cezai şartın işlemeyeceğinin sarih biçimde yazılması.
Noter İhtarnamesi ve Ticari Arabuluculuk Zorunluluğu
Ticari alacak davalarında ve cezai şart taleplerinde dava açmadan önce noter kanalıyla temerrüt ihtarnamesi keşide edilmesi ve 7155 sayılı Kanun uyarınca zorunlu ticari arabuluculuk sürecinin tüketilmesi dava şartıdır.
Sonuç
Ticari sözleşmeler, şirketlerin geleceğini ve finansal istikrarını doğrudan belirler. 'Basiretli tacir' sıfatı nedeniyle mahkemelerin katı korumasızlık uyguladığı şirketler hukukunda, sözleşmelerin imza öncesinde ticari dava avukatı tarafından denetlenmesi hayati önemdedir.
Büromuz, yerli ve yabancı şirketlere sözleşme müzakerelerinden ticari dava aşamalarına kadar proaktif hukuki danışmanlık sunmaktadır.
Bu içerik hukuki bilgilendirme amaçlıdır. Ticari sözleşmelerin dili ve cezai şart hükümleri şirketinize özgü hukuki risk analiziyle incelenmelidir.
