Pek çok şirket yöneticisi KVKK ihlallerini yalnızca Kişisel Verileri Koruma Kurumu’ndan gelecek yüksek meblağlı "idari para cezaları" olarak görüyor. Oysa madalyonun diğer yüzünde, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında düzenlenen ve doğrudan hürriyeti bağlayıcı cezalar barındıran bir süreç var.
Veri İhlallerinde Karşınıza Çıkacak TCK Maddeleri
Veri sızıntıları veya hukuka aykırı veri işleme süreçleri, bir kriz anında doğrudan şu TCK maddeleriyle karşınıza çıkar:
- TCK m. 135: Verileri hukuka aykırı olarak kaydeden kimseye 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası.
- TCK m. 136: Verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren veya ele geçiren kişiye 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası.
- TCK m. 138: Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına rağmen verileri silmeyen veya yok etmeyenlere 1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezası.
Gerçek Risk Nedir?
Bir veri sızıntısı yaşandığında veya bir çalışanınız müşteri listesiyle başka bir yere gittiğinde, sadece kurumun kestiği milyonluk cezalarla uğraşmazsınız; Cumhuriyet Savcılığı nezdinde bir ceza dosyasının öznesi olursunuz.
Uzun yılların ceza avukatlığı tecrübemle söylüyorum: Bu dosyalarda "bilmiyordum" veya "teknik ekip hatası" demek, hapis riskini ortadan kaldırmaz.
KVKK Uyumu Şirket Yöneticileri İçin Hukuki Güvenlik Kalkanıdır
KVKK uyumu bir lüks değil, şirket yöneticileri için bir hukuki güvenlik kalkanıdır. Soruşturma aşamasında doğru kriz yönetimi yapılamazsa, bedeli sadece nakit değil, özgürlük olabilir.
Yeni haftada şirketinizin bu risk kalkanının ne kadar güçlü olduğunu kontrol ettiniz mi?
Bu içerik KVKK ve Türk Ceza Kanunu kapsamındaki yaptırımlar hakkında genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır.


